Anasayfa » Seks Sohbet Hattı » İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral

İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral



Herkese selam, Ben Ankaradan Özgür. İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
Tesadüfen girdiğim bu sex hikaye sitesinde çok sıcak ve insanı etkileyci, tahrik edici cinsellik hikayeleri okudum. Şunu itiraf edeyim ki, gerçekten de İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
insan o anları yaşıyormuş benzer biçimde zevkle okuyor. Ben de yengemle alakalı olan bir hikayemi paylaşmak istedim. Ben, 1.75 uzunluğunda, 70 kiloda, buğday tenli, seksi oldukça seven ve yakışıklı sayılacak bir erkeğim. 18 senedir evli biriyim. Karım sevişmede sınırları olan bir kadın. Ben ise aksine sekste sınır sevmeyen biriyim. Karımdan kaç defa arkadan (anal cinsellik) istediysem de beni red etti. Onun için oldum olası göt sikmeye çok özlem duydum.

Hikayenin aslolan kahramanı yengem (abimin karısı) ise 45 İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
yaşlarında, 1.65 uzunlukta, balık etli ve göze çarpan bir hanımdır. Yengemin özellikle dudakları kalın ve etlidir. Hele o yürürken kalçalarını sallaması dikkatimi çekerdi, fakat aklımdan da kötü birşey geçmezdi. Abim yengemden 5 yaş büyük vede şeker hastasıdır. Bundan 3 ay önce, sabah saat 9 şeklinde yengem beni telfonla arayarak, abimin şekerinin İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
yükselerek komaya girdiğini ve acele hastaneye götürmemiz icap ettiğini söylemiş oldu. Ben de aceleyle gittim, abimi ve yengemi alarak hastaneye götürdüm. Tahliller, muayane derken, abimi hastaneye yatırdık…

İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
Ara

Yengemle hastaneden çıkıp eve giderken, yengem alış veriş yapması gerektiğini söyleyerek, “Hem de biraz çarşıda dolaşırız, kaç zamandır evden dışarı çıkmıyorum, ruhum açılır…” dedi. Arabayı otoparka bırakarak, yengemle gezmeye başladık. Biraz alış verişten sonra yengem iç çamaşırı satan bir mağazanın vitrinin önünde durdu ve ilgiyle vitrindeki iç çamaşırlarına bakmaya başladı. Biraz baktıktan sonrasında bana, Aslında kendime iç çamaşırı da almam gerekiyor… Dedi. Girdik mağazaya, yengem çamaşır seçiyordu kendine. Birkaç adet aldıktan sonra bana, Özgür birtane İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
de gece giysisiyle giymek için almak isterim, ama karar veremedim, baksana hangisi güzel? Dedi. Ben de utandığımdan dolayı aceleyle siyah renkli olanı gösterdim. Yengem benim o gösterdiğim çamışırları da alarak çıktık. Eve gittik.

Evde yemek çay falan derken zaman geç olmuştu, “Ben artık eve gideyim yenge.” dedim. Yengem de, “Yaben sadece korkuyorum, karını da çağırsan da burada kalsanız?” dedi. Telefon açtım ve karıma söyledim. Fakat karım, “Yarın evladı okula iyi mi gönderirim? Sen kal.” dedi. Karımla aramızda asla herhangi bir kuşku yok vede olamayacağı için, benim yengemle kalmama kolaylıkla izin vermişti.

İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
Ucuz

Akşam TV seyrederken yengem almış olduğu iç çamaşırlarını getirip yanımda hem İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
inceliyor, bununla beraber bana gösteriyordu. En son alğımız siyah iç çamaşırını açtı, “Aaay bunun külotu tangaymış, südyeni de çok açık, ben bunu nasıl giyerim?” diyerek bana gösterdi ve “Bak senin yüzünden oldu, geri götürsem değişirler mi acaba?” diye hayıflandı. Ben kanepeye uzanmış, ilgisizce yengemin elindeki çamaşıra bakarak, “Ne diye götürüp değişeceksin yenge? Giyersin…” dedim. Yengem de, “Bilmem ki?” deyip, çamaşırları poşete koydu ve odasına götürdü. Tekrar salona gelip biraz oturduktan sonra, “Ben bir duş alayım…” deyip kalktı, banyoya girdi. Ben de kalktım neskafe hazırladım. Yengem duşunu alıp çıktı. Altına penye bir pijama, onun üstüne de yakası aleni kolsuz tişört giymişti. “Yenge sana da neskafe hazırladım.” dedim, buna fazlaca sevinmişti. Karşılıklı oturup neskafelerimizi içtik. Fincanlar boşalınca yengem kalktı, “Fincanları da ben götüreyim…” deyip eğilince gördüm ki, yeni aldığımız siyah südyeni giymiş, nerdeyse memelerinin uçları görünüyordu…

İstanbul’daki Azgın Dul Kadınların Telefon Numaral
Hemen Ara

Acaba yengem tanga külotu da giydi mi diye merak ettim, fincanları mutfağa götürürken ardından baktım. Penye pijamadan yengemin içi belli oluyordu. Evet, tahmin etttiğim benzer biçimde tangayı da giymişti. O an içim bir hoş olmuştu ve yengeme karşı başka gözle bakmıştım. Ama kendi kendime olmaz öyle birşey desem de,sikim ayaklanmaya başlamıştı. Yengem fincanları mutfağa bırakıp gelince, “İstersen sen de bir duş al, rahatlarsın, hava sıcak aslına bakarsanız.” dedi. Ben de, “Olur.” deyip banyoya girdim. Yengem azca sonra banyonun kapısından bana seslenerek, “Özgür kapıya pak şort ve atlet koydum, giyersin.” dedi. Banyoda yengemin o memelerini düşünüp 31 çekmedim dersem gerçek dışı olur. Duştan çıkınca şortu ve atledi giydim, salona gittim…

İlgini çekebilir:  Ateşli söyleşi Hattı kızları

Salonda yengem çömelmiş halının üzerinden birşeyler topluyordu. Beli açılmış, belinin bitimi, götünün yanaklarının başlangıç yeri ve tangası görünüyordu. Birkaç saniye baktıktan sonra kanepeye oturdum. Yengem de işini bitirip karşıma kanepeye oturdu. Ama gördüğüm manzara aklımdan çıkmıyor, sikim yeniden ayaklanmaya ve şortumdan belli olmaya başlamıştı. Yengem görmesin sikimin kalktığını diye elimle düzeltiyordum. Yengemle günlük yaşamdan bahsediyor, söyleşi ediyorduk, fakat ben gördüğümü unutamıyor, heycanlanıyordum. Heycanlandıkça da sikim daha müthiş kalkıyordu. Kanepeye sırtüstü uzandım, elimi de sikimin kalktığı belli olmasın diye önüme koydum. Yengem, “Lambayı söndüreyim de boşuna elektrik harcamasın, nede olsa Televizyon çalışıyor.” diyerek kalktı, salonun ışığını södürdü. Televizyonun aydınlattığı kadar salonda loş ışık olmuştu. Bu beni daha da heycanlandırmıştı…

Ben bir ara farkında olmadan ellerimi kafamın altına koymuşum, yengemin gülerek, “Özgür!” demesiyle irkildim, “Efendim yenge?” dedim. Yengem önümü işaret ederek, “O ne hal?” dedi. Öyle utandım kianlatamam. Hemen kendime gelerek yine elimi önüme kapattım ve yengemden özür diledim, farkında değilim gibi mazeretler saçmaladım. Yengem çok utandığımı anlamıştı, yine gülümseyerek, “Olur bu şekilde şeyler, saklamana da gerek yok, sanki asla mi görmediğim birşey, rahatına bak!” dedi. Biraz rahatladım, fakat yinede önümü elimle kapamaya devam ettim. Yengem (güya bana farketirmeden) göz ucuyla önüme bakıyor, hem de havadan sudan söyleşi ediyorduk. Gerçekten zor durumdaydım, sikim bir türlü inmeyerek durumu daha da zorlaştırıyordu. Yengem benden bir sigara istedi, oysa sigara içmezdi. Sigarayı verirken, “Yakıp da verirmisin?” dedi. Sigarayı yakmak için uğraştım ama çakmak bir türlü yanmadı. Yengem, “Ocaktan yakabilirsin.” dedi. Ben ayağa kalkınca artık sikimin kalktığını saklayamadım, bundan dolayı sikim şortu öyleki zorluyordu ki yırtacak gibiydi. Kelimenin tam anlamıyla sikim çadırı kurmuştu…

Yengem önüme bakıp gülümsüyordu. Aceleyle mutfağa gittim. Sikimi biraz düzeltip, ocaktan sigarayı yakıpgeldim. Sikimi ne kadar düzelttiysem de faydası yoktu, tekrar belliydi. Sigarayı yengeme uzattığımda yengem önüme bakarak aldı. Yerime oturunca yengem, “Özgür, karın hasta falan mı?” dedi. “Yok hasta falan değil, niçin sordun yenge?” dedim. “Baksana seninki aylardır birşey görmemiş şeklinde yerinde durmuyor, yoksa siz de bizim gibi uzun süredir birşey yapmıyormusunuz? Öyle bir vaziyet varsa gizleme, açıkça konuşalım, bunda ayıp olacak birşey yok!” dedi. “Yok, yapıyoruz yenge!” dedim. Yengem de, “İyi yaaa, valla bizler 5 aydır yapmıyoruz, yapsakta öylesine yapıyoruz, bu sebeple abininki tam kalkmıyor…” diye baklayı ağzından çıkarmıştı. “Peki o zaman sen iyi mi dayanıyorsun yenge?” diye sormuş oldum. Yengem derin bir iç çekti ve “Kendi kendimi tatmin ediyorum, ama gerçekle bir olur mu asla?” dedi. “Haklısın!” dedim. Yengem önümü işaret ederek, “Karın çok talihli valla! Aaahh ahh, aylardır öyle heybetle kalkmış yemedim biliyormusun? Abine nasıl kızıyorum, benim de canım var, benim de ihtiyaçlarım var!” diye sızlanmaya başladı. Birden, “Sızlanıp durma yenge, o denli çok istiyorsan al ye, sana da yeterim!” deyivermiştim.

Bunu duyunca yengemin gözleri devasa açıldı. Yengem bağıracak, beni kovacak herhalde düşüncesiyle korkmaya başlamıştım ki, yengem hiçbir şey demeden oturduğu yerden kalktı, yanıma gelip oturdu, elini yarağımın üstüne koyup, şortun üzerinden yarağımı sıvazlamaya başladı. “Ne kadar sert yarağın var!” diyerek dudağıma öpücük kondurunca, yengemi ensesinden tutup kendime çektim. Dudaklarımız birleşmiş, dillerimizi sırasıyla birbirimizin ağzına sokuyor, emiyorduk. Biraz öpüştükten sonrasında yengem aniden ayağa kalkarak, “Dur sana birşey göstereyim!” dedi ve ilkin üzerindeki tişörtü, sonrasında da pijamasının altını bir çırpıda çıkartıp attı ve “Bak, senin beğendiğin iççamaşırları giydim! Yakışmış mı?” diye soruyordu. Yutkunarak, “Çok yakışmış yenge!” dedim. Gözlerimi alamıyordum, yengemin amı külotundan yumruk gibi çıkmıştı…

Yengem bir manken edasıyla kendi etrafında bir iki dönerek, kendini önden arkadan bana sergiledikten sonrasında geldi kucağıma, tam yarağımın üzerine oturdu. Tekrar dudaklarımız birleşti. Kulağıma fısıldayarak, “Yatakodasına gidelim mi?” dedi. Ben, “Tamam!” diyince yengem kucağımdan inerek elimden tutup beni de ayağa kaldırdı. Ayaktayken atletimi çıkardı, şortumu külotumla bereber çıkararak, “Offf be, işte bu! Ne kadar güzel yarağın var, kurban olurum buna!” diyerek eğildi ve sikimin kafasına öpücük kondurdu. Ben de, “Daha ne güzelliğini gördün ki yenge?” dedim. Yengem de, “Hadi acele ol, biran önce görmek istiyorum!” dedi. Yengem yarağımı elinden bırakmadan, o önde, ben arkada, beni çekerek yatağına götürürken, tangalı götünü kıvırarak yürüyordu. Elimi yengemin götüne koydum, tombul götünün yanakları salıncak gibi bir oyana bir buyana sallanıyordu…

Yengem yatağa uzandı ve “Hadi derhal sik beni!” diyerek beni üzerine çekti. Yengemin üstünden kayarak yanına uzandım ve “Daha çoook zamanımız var yenge, acelen ne?” dedim. Dudaklarımız birleşti. Yengem dudaklarımı öyle bir emiyordu ki, koparacak gibiydi. Dudaklarımı yengemin dudaklarından kurtarıp, boynunun her tarafını öpüyor yalıyordum. Yengem gözlerini kapayıp hafiften inlemeye başlamıştı. “Memelerimi em!” diye direktif verdi. Südyenini çıkardım ve göğüslerini öpüp emmeye başladım. Yengem oldukça sabırsızlanıyordu, o arada külotunu çıkardı. Ben yengemin memelerini emerken, elimle de şişkin amını okşuyor, parmağımı amına sokup çıkarıyordum. Yengemin amı iyice sulanmıştı, kalçalarını yukarı kaldırıp indiriyordu…

İlgini çekebilir:  İstanbul Seks Hatları

“Hadi canım, sok yarağını amcığıma, sik beni, ilk ateşimi söndür, sonrasında uzun uzun sevişiriz, bak seninki de patlayacak benzer biçimde!” dedi ve bacaklarını ayırıp beni tekrar üzerine çekti. Benim yarrak sanki yolu biliyormuş gibiamın ağzında yerini aldı. Yarrağımın kafasını yavaşca amına soktuğumda yengem kalçasını sağa sola oynatıyordu. Dayanamadım birden hepsini kökledim. Köklememle birlikte yengem, “Ohhhhh, çooook güzel!” diye inledi. Ben, “Hoşuna gitti mi yenge?” diye sorunca, “Bana yenge deme! Karıcığım de, orospum, kahpem diyerek sik beni!” diye inliyordu. Yengem tiyoyu vermişti. “Orospu yarağım güzel mi?” diye sormuş oldum. Yengem, “Güzel, hem de oldukça güzellll, kurban olurum o yarrağına erkeğim, hızlı, daha hızlı sik beni, sikicim benim!” dedi. Yengemin bacaklarını omuzuma aldım, altımda top gibi olmuş, ben amına soktukça memeleri dalgalanıyordu. Arada bir durup yengemin memelerini öpüyor emiyordum, sonrasında tekraramına köklüyordum…

Yengemin am deliğini bacak omzuda epeyce siktikten sonra pozisyon değiştirdik. Ben alta geçtim, yengem ata biner gibi yarağımın üzerine oturdu, kalçalarını sağa sola kıvırıyor, oturup kalkıyordu. Her otururken de, “Ohhh bastır, geliyorum, iyice sok!” diye inliyordu. Herhalde zincirleme orgazm oluyordu ki, amından süzülen sular taşaklarıma kadar akıyordu. Yengem yarağımın üzerinde kıvırırken ben de memelerini okşuyor, sıkıyor, emiyordum. Bir vakit de o pozisyonda siktikten sonrasında, yengemi tekrar altıma aldım. Öyle sert sikiyordum ki, şakırtı sesleri yatakodasının duvarlarında yankılanıyordu. Yengem son hamlelerimden gelmek suretiyle olduğumu hissetmiş olacak ki, “Durma kocacığım, devam et, içime boşal, korkma korunuyorum!” diyerek zıplamasını hızlandırdı. “Al ozaman orospu!” diyerek, yengemi belinden tutup kendime çekerek öyle bir boşalmaya başladım ki, döllerimin ardı arkası gelmeyecek sandım…

Yarağım yengemin amında küçülünce üstümden indi ve yan yana uzanıp birer sigara yaktık. Sohbet ediyorduk. Ben yengemin bedeninde parmaklarımı gezdiriyordum, yengem de taşaklarımı okşuyordu. Sigaralar bitince tekrar yiyişmeye başladık. Yengem beni sırtüstü yatırıp dudaklarımı emmeye başladı. Ordan boynuma indi, ordan da meme uçlarımı emiyor, dişliyordu. Göbek deliğime dilini sokuyor emiyordu. Daha aşağı indiğinde sönük yarağımın kafasını küçük küçük öpüyor, dilini kafasının çevresinde gezdirerek taşaklarıma iniyor, taşaklarımı ağzına alıp emiyordu. Benim yarak kalkmaya başlamıştı. Yengem yarağımla konuşuyordu, “Kalk benim güzel yarağım, kalk ta sana neler vereceğim!” diyordu. Ben de yengemin saçlarını okşayıp, “Neler vereceksin bakalım?” dedim. Yengem, “Ne istersen vereceğim, yeter ki beni doyur yarağa!” dedi. Benim yarrak tam kıvamına gelmişti. Yengem sakso çekiyor, boğazına kadar ağzına alıyor, çıkarıp dilini kafasının çevresinde gezdirip yalayarak taşaklarıma iniyor, taşaklarımı ağzına alıp emip, yeniden yalayarak yarağımın kafasına çıkıyor, kafasını ağzına alıyordu. Bunu sayısını hatırlamadığım kadar oldukça yaptı…

Sonra yine öpüp yalayarak yukarı çıktı, dudaklarıma kadar geldi. Biraz öpüştükten sonra busefer benyengemi altıma alarak, yengemin kulak memelerini emiyor, kulağının içine dilimi sokuyordum. Yengem kulağına dilimi soktukça hem huylanıyor bununla birlikte azıyordu. Boynuna indim, yalıyor emiyordum. Yengem de boynunu bir sağa bir sola çevirerek her tarafını yalamam için beni yönlendiriyordu. Aynı anda da amını avuçlayıp okşuyordum. Boynundan memelerine indim, meme uçlarını yalıyor, minik minik ısırıyor, etrafında dilimi gezdiriyordum. Yalayarak göbeğine indim, göbek çukurunu yalıyor, dilimi sokuyordum. Yengemamına ineceğimi beklerken, ben yengemi yüzükoyun çevirdim, yukarı çıkıp ensesini, omuz başlarını emmeye, ısırmaya başladım. Ben emdikçe yengem inliyor, zevkten ilginç ilginç sesler çıkarıyordu. Elimi de götüne attım, götünün etli yanaklarını avuçluyor okşuyor, göt deliğinin çevresinde parmağımı gezdirip, daireler çizerek uyarıp, ordan da amına inip am dudaklarını okşuyordum. Sırtını, omuriliğini yalayarak bel çukuruna indim. Götünün yanaklarını emiyor, ısırıyordum…

Yengem, “Aşkım çoook güzl yapıyorsun, çoooook güzeeeeel!” diye inleyerek götünü hafifçe kaldırınca, göt deliği ile amı daha da belirginleşti. Yengem sanki göt deliğini yalamamı istercesine götünü biraz daha kaldırınca, dilimle göt deliğinin çevresinde daireler çizip, büzüğünü vakkum gibi emmeye başladım. Yengemin inlemeleri artmış, ‘Aaaahhh Ooooohhhh’ sesleri sıklaşmıştı. Yengem götünün deliğini yalamama fazla dayanamadı ve birden sırtüstü dönüp bacaklarını ayırdı, kafamı tam amının üzerine bastırdı. Şimdi deamını yalamamı istiyordu. Dilimi yengemin sulanmış amının etrafında gezdirip, amının dudaklarını tek tek emiyordum. Dilimi amının deliğine soktuğumda, kafamı öyle bastırıyordu ki, sanki beni tümden içerisine alacak gibiydi. Yengem kasılarak titremeye başladı ve çok geçmeden ağzıma boşaldı. Hepsini yaladım yuttum ve durmaksızın yalamaya devam ettim…

İlgini çekebilir:  İstanbuldaki dul kadınlar

Yengem yeniden hareketlenmeye başlamış, “Aslan kocacığım, hadi artık, sik beni!” diye inliyordu. Artık benim de yarrağım zonklamaya başlamıştı. Yengemin bacaklarını ayırıp yarrağımı amına soktum. Yavaş yavaş git gel yapıyor, sikişin olabildiğince uzamasını istiyordum. “Yenge iyi mi güzel mi böyle?” diyince, yengem kızdı, “Lan şerefsiz sikişirken bana yenge deme demedim mi! Karıcığım de, orospum de, ne dersen de, ama yenge deme!” diye çıkıştı. “Tamam orospu, senin am deliğini götünü sabaha kadar sikeceğim!” dedim. “Hah işte böyle söyle ve sik, sabaha kadar sik, nereden istersen sik!” dedi. Yarağımı amından çıkardım ve memelerinin arasına soktum, “Bak oruspu memelerini de sikiyorum!” dedim. Yengem de, “Sik birtanem, memelerimi sik! Ağzımı da sik!” diyerek, memelerinin arasından çıkan yarağıma dil atıyor, ben de daha ileri sokarak yarrağımın kafasını kertiğine kadar ağzına almasını sağlıyordum…

Birden durdum ve yengeme, “Kalk orospu, arkanı dön domal, senin götünü de sikeceğim!” dedim. Yengem yataktan yere inerek önümde domaldı, götünün yanaklarını elleriyle ayırdı ve “Götümün deliğini birazcık daha yala, fazlaca hoşuma gitti!” dedi. Ben ikiletmeden hemen yalamaya başladım. Dilimi götüne sokuyor, büzüğünü yumuşatıyordum. Dilimi arada sırada da amına sokunca yengem kudurmuş benzer biçimde inliyordu. Yengem yerde rahat edemeyince yine yatağın üzerine çıktı, yatağın kenarına yan yatıp götü bana gelecek şekilde dizlerini karnına çekti. Yengem amını götünü bana öyleki sunuyordu ki, görmediğim pozisyonlar alıyordu. Tabii benim de aklım başımdan gidiyordu. Yengemin am deliğini götünü yalıyor ve parmaklıyordum, amından sular akıyordu…

Yengem sonucunda yatağın ortasına gelip dörtayak domaldı, tekrar elleriyle göt yanaklarını ayırarak, sikmem için göt deliğini bana sunuyordu. Tam arkasında yerimi alarak yanaştım. Yengem götüne sokmamı beklerken, yarağımı elime alıp amına soktum. Çok rahatça girmişti. Kaygan olan amda kolaylıkla gidip geliyordum. Orta parmağımı da göt deliğine soktum. Amını biraz siktikten sonrasında yarrağımı çıkardım, göt deliğinın etrafında gezdirdim ve yarrağımın kafasını büzüğüne bastırıp zorladım. Yengem kendini öne tehlike, “Ne oldu orospu, alamıyormusun?” dedim. Yengem, “Alırım!” diyerek yüzünü yatağa iyice bastırıp götünü yukarı kaldırdı. Ben bu sefer yarağımın kafasını tükürükleyip yeniden göt deliğine dayadım. Biraz zorladım ve yarrağımın kafası göte girdi. Biraz bekledim. Hafif ileri geri yaparak götün alışmasını ve açılmasını sağladım. Her gidiş gelişimde biraz daha ileri sokuyordum götüne. Birkaç git gelden sonra sonuna kadar sokmuştum…

Yengemin büzüğü yarağımı öyleki sıkı kavramıştı ki, sankı eline almış sıkıyordu. “Kız orospu, daha ilkin başkası götten sikti mi seni?” diye sormuş oldum. “Yok, ilk sen sikiyorsun, sen bozuyorsun!” dedi. Zafer kazanmış gibi hissettim kendimi, “Ooohhh!” deyip ileri geri oluşturmaya başladım. Yengem, “Ne oldu, sen bozuyorsun diyince fazlaca mu hoşuna gitti?” dedi. “Evet!” dedim. “Ozaman sik canım, tadını menfaat bakire götümün, aaaahhh, iyice kökle, ohhh oldukca güzel oluyormuş götten vermek, sik kocacığım, geçir o kalın, uzun sikini götüme!” diye inliyordu. Benim de gitgellerim daha hızlanmıştı. Yengem yarrağım götünün içindeyken dizlerinin üzerine doğruldu. Ben de arkadan sarılıp, memelerini okşuyor sıkıyor, boynunu emiyordum. Yengem yine domaldı. “Sik kocacığım, parçala yırt götümü!” diye inledikçe, ben daha da sert sikiyordum…

Yarağımla götünü sikerken, elimi de önüne atmıştım, üç parmağımı amına sokmuş parmaklarımla da am deliğini sikiyordum. Yengemin amından sular akıyor, inliyor, bağırıyordu. İkimiz de ter içinde kalmıştık. Yengem boşalıyordu. “Ben bittim, hadi sen de boşal!” diye bağırmaları ve inlemelerine fazla dayanamadım ve hızla yüklenmemle götünün içine attırmam bir oldu. Öyle boşalıyordum ki, sanki hortumdan tazzikli su fışkırtıyordum. Yengem altta, ben üzerinde, öylece yatağa yığıldık. Yarağım halen götündeydi, bir müddet öyleki kaldık. Yarağım küçülünce kendiliğinden çıktı. Döllerimin birazı çarşafa akmıştı. Banyo yapmaya ne halimiz kalmıştı, ne de canımız istiyordu. Birer sigara içip, birbirimize sarılarak uyuduk…

Sabah uyandığımızda birlikte banyo yaptık. Banyoda da bir posta yengemi amdan götten siktim. Sonra kahvaltı yaptık. Hiç konuşmuyorduk. Sessizliği yengem bozdu, “Ne olacak bundan sonrasında? Duysalar, görseler ne oluruz?” dedi.“Bilmem?” dedim, gerçekten bilmiyordum. Yengem, “En iyisi, bu ilk ve son olsun!” dedi. Ben de tamam dedim. Kahvaltıdan sonra evden çıkıp gittim.

15 gün yengemle asla konuşmadık, fakat sonrasında beni aradı…

Sarma Getiren Komşumun Karısını Siktim

Yengemi Siktim, “Bu İlk Ve Son Olsun!” Dedi! (2. Bölüm)

Oy kullan post

Yorum yapın