Anasayfa » Erotik Hatlar » Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım

Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım



Selam, ben Münevver, 2 yıldır Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
Almanyada ikamet eden, 28 yaşlarında evli bir kadınım. 1,69 boyundayım ve 53 kiloda, beyaz tende, kahverengi uzun saçlı ve fazlaca çekiciyim. Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
Eskişehir’in bir köyündenim ve aslen Çerkez’im. Lise mezunuyum, oldukça istememe karşın (maddi imkansızlıklar yüzünden) okumaya devam edemedim. Kader işte! Neyse… Umarım hikayemi zevkle okursunuz!

Kocamın ikinci karısıyım. Kocam Veli 49 yaşlarında, 1,60 uzunluğunda, kel ve göbekli birisi. Türkiyede ailemin durumu pek iyi olmadığından, ve benimde başımdan daha ilkin bir kısa bir evlilik geçtiğinden dolayı, “Bu adam almancı, zengindir. Hem sen dul bir kadınsın, seni başka kim alır?” diye, iki sene ilkin beni, bizim köye izine Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
gelen, ‘Güdük Veli’ ile evlendirdiler ve gurbete yolladılar. Kocam Veli’nin, beni kendisine ‘sadece’ evde hizmet ettirmek, yemek yaptırmak, çamaşır yıkatmak gibi işlerde kullanmak için, benle evlendiğini, daha evliliğimizin ilk haftasında anladım. Evde mahkum şeklinde erkeğimin fabrikadan eve gelmesini bekliyordum. Ve en kötüsü de, kocamla iki senedir daha doğru düzgün sex Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
yaşamadım.

Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
Ara

Evde sürekli, Mezardaki ölü bir adamın sikini bile 1 saniyede kaldıracak ve içimi olduğu gibi gösteren gecelikler, jartiyerler ve dantelli seksi külotlar giyiyordum. Asla evde sütyen takmam. Buna rağmen kocam olacak o herifte en ufak arzu ve hareket yoktu. Arasıra oldukça ihtiyacım olduğu zaman, zorlaya zorlaya kocamı cinsellik yapmaya razı ediyordum. Ozaman da, mal şeklinde sırtüstü uzanıyordu yatağa ve “Hadi, acele ol, biran ilkin hallet ve beni rahat bırakta adam gibi uyuyayım!” diyordu. Ben de binbir uğraşmayla, kocamın yarağını kaldırıyordum ve üstüne çıkıp oturuyordum, tabiri caizse ‘Kendi kendimi sikiyordum!’. Herif daha 30. Saniyede boşalıyordu ve siki iniyordu. Adi herif Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
ben daha üstünden inmeden de uykuya dalıyordu derhal. Hemde ne uyku, kulağının dibinde top patlatsan, mümkünatı yok uyandıramazsın. Umudum kalmayınca, belki sabah uyandığında yarağı kendiliğinden kalkar ve sikmek ister diye, götümü yarağına dayayarak yatıyorum ve hayaller kurarak uykuya dalıyordum.

İlgini çekebilir:  Ankara Ateşli Sohbet Hattı

Kocam her sabahın köründe fabrikaya gidiyordu ve akşam bitap argın eve geliyordu. Her nekadar, “Evde fazlaca bunalıyorum, bir akşam gezmeye yada dans etmeye gidelim, bir iki insan yüzü göreyim, sohbet edeyim, ruhum ferahlasın!” desem de, fazlaca bitap bulunduğunu ve keyfinin olmadığını söylüyordu. Birkaç kez, evde iyice usandığımı söyleyince, eve bir bilgisayar aldı ve internet bağlattı. İnternet benim için yeni bir dünya Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
gibiydi ve beni akşama kadar oyalıyordu. Bilgisayar ve internet kullanmasını kendi kendime ve azar azar öğrenmiştim ve cinsellik siteleri arıyordum. Başka bayanların seks yaşamlarını merak ediyordum. Sonunda Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesini buldum ve burda okuduğum hikayeler beni iyice azdırdı, fantaziler kurmaya başladım. O sikilen bayanların yerine kendimi hayal edip, kendi kendime orgazm oluyordum…

Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
Ucuz

Geçen ay kocamın çalıştığı fabrikaya işbaşı yapmak için, Karlsruhe’den Ankaralı, 30 yaşında bir Türk gelmiş, adı Zekerya. Kocam cuma günü mesai bitiminde bana telefon açtı ve “Biz Zekerya ile bu akşam Gasthaus’a içmeye gideceğiz, beni yemeğe bekleme.” dedi ve kapattı. Kendi kendime ‘Eyvah!’ dedim, şu sebeple erkeğimin sarhoşluğu oldukca pistir ve asla çekilmez… Gece saat 23:15 şeklinde dairenin giriş kapısından homurdanmalar ve anahtar sesleri gelince, Alman komşular gürültüden rahatsız olmasınlar diye, ben hemen yataktan fırladığım gibi kapıya koştum. Üzerimde o an fazlaca seksi ve kısa bir ‘Baby-doll’ vardı ve o şekilde kapıyı açtım. Karşımda ayakta duramayan kocam ve Zekerya!

Derdini Anlat Derman Bulayım Aşkım
Hemen Ara

Zekerya, kocam yere yıkılmasın diye kocamın koluna girmiş, kocamı tutuyordu. Zekerya bana, “Yenge kusura bakma bu saatte rahatsız etmek istemezdim, fakat kocanı da kör kütük sarhoş bir vaziyette Gasthaus’da bırakamazdım.” diyince, ben de, “Kocamı getirdiğiniz için size teşekkür ederim. Hem aslolan siz benim kıyafetimi mazur görün. Yatıyordum ve yataktan fırladığım şeklinde kapıya koştum!” diyerek, erkeğimin öbür koluna da ben girdim ve Zekerya ile beraber kocamı salona taşıdık ve üçlü koltuğa oturttuk.

Kocam koltukta mayışık bir vaziyette homurdanmaya devam ediyordu. Zekerya, “Yenge artık ben gideyim, gerisini sen halledersin. Allah sana kolaylık versin!” deyip kapıya yöneldi. Ben tam kalkıp Zekerya’yı uğurlayacaktım ki, kocam bana ordan homurdanarak “Yok, biryere göndermem. Zekerya bu gece burda duracak, daha rakı içeceğiz. Bize rakı getir lan karı!” diye bağırdı. Ben de Zekerya’ya, “Geç otur bari, mecbur bunun istediğini yapacağız, değilse apartmanı ayağa kaldırır valla!” dedim ve mutfağa meze yapmaya ve rakı getirmeye gittim.

İlgini çekebilir:  Ucuz Canlı Sikiş Hattı

Gasthaus’da beraber içmişlerdi fakat Zekerya pek sarhoş değildi, ne yaptığını ne söylediğini biliyordu, salonda kocamı avutuyordu. Mutfaktan, kocamın homurtularını duyabiliyordum, Zekerya’ya birşeyler anlatıyordu, ve ardından da, “Öyle değil mi aslanım, haksızmıyım koçum?” diye teyid bekliyordu. Tam sarhoş muhabbeti işte. Zekerya da hep alttan alıyordu, “Haklısın Abi, aynen öyle Abi, fazlaca doğru söylüyorsun Abi!” diye kocamı teyid ediyordu…

Ben elimde rakı ve mezelerin olduğu tepsiyle salona girdiğimde, Zekerya’nın beni alıcı bir gözle, tepeden tırnağa süzdüğünü farkettim. Zekerya bilhassa Baby-doll’umdan dışarı fırlayacakmış gibi duran büyük göğüslerime ve bacaklarıma bakıyordu. O anda göğüs uçlarımın sertleştiğini hissettim, Zekerya’nın bakışları beni resmen cinsel olarak uyarmıştı.

Sehpaya rakı sofrasını kurdum, iki duble rakı doldurdup ikram ettikten sonrasında geçtim kocamla Zekerya’nin oturmuş olduğu üçlü koltuğun karşısındaki tekli koltuğa oturdum. Kocam rakısını bir dikmede bitirirken, Zekerya yudum yudum içiyordu ve ve her yudumda, dantelli külodumdan bariz bir şekilde belli olan amıma bakıp, “Ohh be, Harika! Nefis!” diyordu. Zekerya’nın her ‘Ohhh!’ çekişinde, amımım derinliklerinde bir kıpırtı oluşuyordu. Amım gittikçe nemleniyordu! Oturduğum koltukta bacak bacak üzerine attım ve elimde olmadan, belli gayri muayyen hareketlerle, amcığımın dudaklarını birbirine sürtüyordum.

Bu arada kocam dubleleri (yarısını üzerine başına, yarısını ağzına dökerek) ardı ardına biririyor ve boşalan bardağı Zekerya’ya yine doldurtturuyordu. Zekerya ise henüz ilk dublesini tam bitirmemişti bile. Kocam (nerdeyse sızmak üzereydi, her hareketinden belli oluyordu) yinede bana homurdanarak “Bu ne biçim hizmet etmek lan karı, müziksiz içki sofrası mı olur. Kalk lan karı müzik koy!” diye bağırdı. Ben hemen kalktım ve kocama, “Derhal kocacığım, hangi CD’yi koyayım?” diye sordum. Kocam da, “Bana ne soruyon lan karı, misafirimize sorsana!” dedi.

İlgini çekebilir:  Yerel sohbet hatları

Zekerya’ya döndüm ve göz kırparak, “Zekerya, canım! Nasıl bir müzik açmamı istersin?” diye sordum. Zekerya da bana göz kırparak, “Bu saaten sonra ve bu ortamda… Slow müziğe ne dersin Münevver’ciğim?” dedi. Ben de, “Sen ne istersen açarım hayatım!” dedim. TV dolabının altında bulunan müziksetinin önüne eğilip, CD’lerin olduğu çekmeceden Slow bir CD aramaya başladım. Aslında, aradığım ve içinde oldukça güzel Slowların bulunduğu ‘Anılar’ CD’sini derhal bulmştum. Ama TV’nin camından, erkeğimin çoktan sızdığını ve Zekerya’nın götüme kilitlenmiş bakışlarını ve pantolonunun üstünden eliyle sikiyle oynadığını görünce, kalçalarımı hafif hafif sağa sola oynatarak, aramayı birazcık daha sürdürdüm.

Anılar CD’tepsi müziksetine koydum, sesini hafifçe açıp doğruldum. Gözümü Zekerya’nın yarağına dikerek, hafif dudaklarımı ıslattım ve Zekerya’ya doğru yürüdüm. Tam önüne dikilip elimi Zekerya’nın eline uzattım ve “Hadi dans edelim hayatım!” diyerek elinden tuttum, ayağa kaldırdım ve beraber el ele salonun ortasına yürüdük. Zekerya’nın bir kolunu boynuma doladım, diğer elini tuttum kalçalarımın üzerine bıraktım. Zekerya’yı sıcak basmıştı. Kaygılı kaygılı kafasını kocama doğru çevirince, ben derdini anladım ve “Kocamı merak etme. O sızdı gitti, ayı gibi homurdanarak minimum iki gün uyur, dünya yansa uyanmaz!” dedim ve Zekerya’ya sımsıkı sarılıp dans etmeye başladık.

Dans ederken benim göğüsler Zekerya’nın karnına, Zekerya’nın yarağı da benim göbeğime dokunuyordu. Kollarımı boynuna dolayarak, “Her iki elini de kalçalarıma indir!” dedim. Elleri sırtımı yoklayarak aşağıya, kalçalarıma kaydı. Her iki eliyle de ufak ufak daireler yaparak kalçalarımı okşamaya başladı. “Nasıl, böyle nasıl?” diyince, “Tam istediğim gibi!” deyip dudaklarımı dudaklarına uzattım. Önce dudaklarıma minik minik öpücükler kondurdu, sonra da alt dudağımı kaptı ve emmeye başladı. Daha sonra dudakları boynumu yalayarak gerdanıma, oradan da göğüslerimin birleştiği yere geldi.

Askılarını omuzlarımdan sıyırarak, Baby-doll’umu yere düşürerek sadece dantelli külodumla kaldım. Zekerya karşısında birden özgürce duran dimdik göğüslerimi görünce başladı daha da sertleşmiş göğüs uçlarımı yalamaya. Sırayla biraz birini, biraz diğerini yalıyordu. Ben de Zekerya’nın saçlarından tutup kafasını göğüslerime bastırıyordum. Bu arada onun elleri de külodumun içinde boş durmuyordu, bir eliyle (yukarı aşağı

Oy kullan post

Yorum yapın